31 Mayıs 2012 Perşembe

Halkevleri: İdeoloji ve Mimarlık

Gazi Üniv.Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi (GÜMMF) mezunu bir akademisyen bayan, Neşe Gürallar Yeşilkaya tarafından yazılan "Halkevleri: İdeoloji ve Mimarlık"isimli eser, İletişim Yayınları tarafından 1999 yılında birinci baskısı, 2003 yılında ikinci baskısı yapılarak yayınlanmış ve okurun beğenisine sunulmuştur.

Titizlikle araştırıldığı ve gereksiz ayrıntılardan kaçınıldığı izlenimi veren eser, seçildiği konu itibariyle bir dönemin özel önem verdiği "Halkevleri" gerçeğine ışık tutmaya çalışıyor. Yeni kurulmuş Cumhuriyetin, halkta modern (Batı'cı) ve milli bir anlayış oluşturmak için, halkın desteğine başvurmaksızın kullandığı yöntemlerin büyük çoğunluğu zikredilmektedir. Yeşilkaya, halk kitlelerine dönük bu terbiyeleştirme sürecinde rol alan kurum, kişi ve fikirleri derli toplu bir şekilde değerlendirmekte, Halkevlerinin yapımında kullanılan mimari tarzın yansıttığı ideolojiyi, eserde resimlere de yer vererek ifade etmeye çalışmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında mimarın; halkı eğiten, halka nasıl yaşaması gerektiğini öğreten, yaşamı tanımlayan bir alim olarak görüldüğü, bu bağlamda iktidarın gücünü pekiştirmek için mimarlığın temsil gücünden sonuna kadar faydalanıldığı, mimarın ve mimarinin iktidarın varlığını, yapı yada kente dönüştürme eyleminin bir aracı olarak rol aldığı, yazar tarafından öne sürülmektedir.

Eserde işaret ve sembollerden de bahsedilmektedir. Özellikle yeni rejimin (Kemalizm) sıkça kullandığı işaret ve sembollerden: Merkezi meydandaki "Gazi Heykeli", binalara yazılan "Yazı", "Parti'nin 6 Oku" ve "Yeni Türk Bayrağı" faydalanıldığı belirtilmektedir. Bunların yanısıra yeniden düzenlenen en merkezi caddeye "Gazi Bulvarı" ve en merkezi meydana "Cumhuriyet Meydanı" isimleri verilerek rejim içselleştirilmeye çalışılmaktadır.

Yeni rejiminin varlığının ve gücünün temsilcisi olarak yeni yapılan Halkevi binalarında "Cumhuriyeti temsil , birlik ve milliyet hissi, bağlılık ve güven, ciddiyet, vakar" gibi özelliklerin arandığı, kemer ve kubbe gibi Osmanlıyı ve Şark'ı hatırlatan modellerden kaçınıldığı ifade edilmektedir.

Günün anlayışına uygun olarak (makina hayatı) çekirdek ailenin oturacağı konutlarda tanımlanmaktadır: "Geniş aileyi barındıran konak ve köşk devrinden uzaklaşmış Apartman" tarzında, birkaç dakika görüşülüp ayrılacak olan misafir için ayrıca bir odaya ihtiyaç duyulmayan, misafirlere lokantalarda yemek verileceği için olduğunca küçük bir mutfağa sahip" konutlar yeni dönemi temsil edecektir.

Zamanla birer kültür evi olarak düşünülen Halkevlerine, dönemin yetkilileri tarafından farklı anlamlar yüklenmeye başladığı görülmüştür. Zamanla Halkevleri, Mersin Valisi Tevfik Sırrı Gür'ün de "Hisleri yükselten, fikirleri genişleten, milli bir mabet" şeklinde tanımladığı gibi yanı başında bulunduğu camilere alternatif bir ibadethane olarak düşünülmeye başlanmıştır.

1932 yılında Mustafa Kemal döneminde açılan Halkevleri, 1951 yılında Demokrat Parti döneminde kapatılmıştır.

Ayrıntıyı merak edenler için kitabı okumasını tavsiye ediyoruz.

İyi okumalar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder