7 Aralık 2013 Cumartesi

Grup Etkisi



Kişisel kararlarını (oy verme gibi) hür iradeleri ile verdiğini gururla söyleyenlere rastlarız. Bazen de üst düzey yöneticiler tabanlarının kararlarını böyle verdiğini kamuoyuna deklare ederler; kendilerinin bir dahli olmadığını ima ederek. Gerçekte böyle mi? Bireyin kararlarındaki "Grup Etkisini" ölçmek için yapılan bir deney bunun tersini söylüyor. Hep birlikte okuyalım:

"Hoca deneklerden pek dikkatlice belirlenmiş bir gruplama yaptı. Gruptan 1-2 veya 1-2-3 veya 1-2-3-4 den birini elleriyle tempo tutmalarını ve yüksek sesle söylemelerini istedi. Sonra ek bir denek daha deney odasına getirildi. Sonradan getirilen bu denek ritmin önceden kararlaştırıldığını hiç bilmiyordu. Kısaca ritmi "izlemesi" söylendi. Birkaç dakika için, önceden belirlenmiş denekler yeni deneğin yanında ritmi uygulamayı sürdürdüler. Diğer denekler odadan çıkarıldıktan sonra, önceden kararlaştırılmış ritmi bilmeyen deneğe perdenin arkasındaki makinadan gelen tik-tak ritmine göre tempo tutması söylendi. Örnekolayların çoğunda denek odayı henüz terketmiş diğer deneklerin el hareketlerine ve sesli sayı sayışlarıyla telkin edilen gruplandırmaya uyum gösterdi."

Deneye göre, kısa süreliğine yapılan bir "izleme" etkinliği dahi kararların belirlenmesinde etkili olabiliyor. Kaldı ki uzun yıllar birarada zaman geçirmiş, kader birliği yapmış inanç gruplarının kişisel kararların verilmesinde etkisinin bulunmadığını ve hatta belirleyici olmadığını söylemek mantıklı olmasa gerek.

Deney için kaynak: Muzaffer Şerif, Sosyal Kuralların Psikolojisi, Alan Yayıncılık, s.53

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder