3 Aralık 2013 Salı

Muzaffer Şerif ve Robers Cave Deneyi


Ankara Üniversitesi (DTCF) öğretim üyelerinden Muzaffer Şerif (Başoğlu) tek parti döneminin otoriterlik kılıcını bilimin üzerinde salladığı dönemlerde siyasî görüşleri dolayısıyla hücreye atılır. Aynı dönemlerde Niyazi Berkes, Pertev Nail Boratav ve Behice Boran gibi bilim adamları da siyasî görüşlerinden dolayı benzer muamelelere uğramaktadır. Bu kişilerin tıp, hukuk ve mühendislik alanlarıyla değil de sosyal bilimlerle uğraşmaları ayrıca dikkate değerdir. Şerif suçsuzluğu belli olduktan sonra beraat eder.

ABD hükümetinin sağladığı bir bursla 10 Ocak 1945’te ABD hükümetinin davetlisi olarak Princeton Üniversitesi’nde çalışmak üzere Türkiye’den ayrılır. Stanford’dan sonra Rockfeller bursu alarak Yale Üniversitesi’ne geçer. İki kez dönmek istemesine rağmen ortamın uygun olmaması dolayısıyla dönemez. Muzafer Shariff ismini kullanarak ABD’de yerleşir. Amerikalılar tarafından el üstünde tutulur; araştırma merkezleri, kürsüler kurdulur, çalışmaları için her türlü imkân seferber edilir. Şerif bugün ABD ve İngiltere’de “Sosyal Psikoloji” biliminin kurucusu olarak kabul edilen saygın bir isimdir.

Şerif Oklahama Üniversitesinde Sosyal Psikoloji Literatürüne geçecek Robers Cave deneyini tasarlar. Deney şöyledir: 

19 haziran 1954 gunu, 11 yaslarında iki farklı öğrenci grubu otobüslere biner ve Oklahama City yakınlarında ki Sans Bois dağlarında bulunan Robbers Cave  ulusal parkına yaz kampı için yola koyulurlar. Hepsi de orta sınıf beyaz ailelerin, şimdiye kadar hiç bir davranış bozukluğu göstermemiş, derslerinde basarılı, sağlıklı çocuklardır. Otobuse binerken bildikleri tek şey 3 hafta eğlence dolu bir tatil geçirecekleridir. Bilmedikleriyse, Muzaffer Sherif ‘in  grup-içi çatışmaları hakkındaki deneyine katılacaklarıdır.Çocuklara kamp alanını bir başka grupla paylaşacakları da söylenmemiştir.

İlk haftayı, grup-içi uyumu sağlayacak aktiviteler yaparak geçiriyorlar. bu süre içinde grup normları oluşuyor ve kendilerine bir lider seçiyorlar. Gruplarina Eagles ve Rattlers adlarını veriyorlar ve birer bayrak yaratıyorlar. Haftasonuna doğru diğer grubun varlığı keşfediliyor. Sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor  "diğer çocuklar  bizim havuzumuza giriyor” , “ bizim top sahamızda oyun oynuyor" şeklinde şikayete başlayan çocuklara, görevli personel dört gün sürecek ve birçok sportif aktiviteyi kapsayacak bir turnuva yapmayı öneriyor ve kazanan gruba ödül olarak bir kupa ile başka hediyeler de söz veriliyor.

Çocuklar turnuva için büyük bir şevkle yoğun bir şekilde hazırlanmaya başlıyorlar, bu sırada ekipleri için tezahürat yaparken, karsı takıma da küfür etmeyi ihmal etmiyorlar. Sonunda turnuva başlıyor. Yarışlar ilerledikçe, gruplar arasındaki gerginlik de tırmanmaya başlıyor, öyle ki, Eagles su savaşını kaybettiğinde, Rattlers’ın bayrağını yakıyor. Turnuvanın sonunda kazanan taraf Eagles olmuş, fakat Rattlers tarafından bir gece operasyonuyla kazandıkları tüm hediyeler ve kupaları çalınmış

Sonunda çocuklar öyle bir azmışlar ki, kamp görevlileri kılığındaki Muzaffer Sherif ve asistanları, kavgaları ayırmaktan, oda baskınları ve yemek savaşları sonrası ortalığı temizlemekten ve çocukları susturmaya çalışmaktan deneyi bir kenara kaldırmışlar. 


11 yaşındaki sağlıklı çocuklar, eğlenmek için pozitif duygularla yola çıktıkları Robbers Cave’ de, birer küçük canavara dönüşmüşler. 

 Tek sebebi: diğer bir grubun varlığı ve kendi gruplarını tehlikede hissetmeleri.

Bunu niye mi yazdım? Ülkenin yıllardır içinde kıvrandığı, binlerce şehit verdiği ve 280 milyar dolar harcadığı TERÖR sarmalının ne tür sosyal dinamiklere dayandığını göstermek için. Çözümü nerede diye sorarsanız, kovulmaktan beter ettiğimiz bilim adamlarının eserlerini tavsiye edeceğim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder