27 Haziran 2014 Cuma

İslâm dünyasına hâkim olan, dünyaya hâkim olur



Türkiye, içeriden ve dışarıdan kuşatılıyor, kıskaca alınıyor.
İyi de, Türkiye, neden kıskaca alınıyor acaba?
BATI'NIN KAYGISI 'NESEP', İSLÂM'IN KAYGISI 'EDEP'
Önce temel ilkelere bakalım:
Batı hayatının, düşüncesinin, sanatının, dolayısıyla Batı uygarlığının itici gücü ve kaynağı 'nesep'tir.
İslâm hayatının, tefekkürünün, sanatının, dolayısıyla İslâm medeniyetinin itici gücü ve kaynağı ise 'edep'tir.
SENİN DERDİN KİMİNLE?
O yüzden, Batı uygarlığı 'ben-merkezci'dir. İslâm medeniyeti ise, 'sen-merkezci'.
Ben-merkezcilik, hem yıkıcı hem de yok edicidir; hem hiçleştirici hem de 'düzleştirici'dir.
Sen-merkezcilik ise, hem kurucu hem de koruyucudur.
Batı uygarlığının ben-merkezci çocukları şöyle der: Benim derdim seninle.
İslâm medeniyetinin sen-merkezci çocukları ise şöyle der: Benim derdim benimle.
YENİ TÜRKİYE, NEDEN BATILILARIN KÂBUSU?
O yüzden Batılılar, farklı medeniyetlerle, dinlerle, kültürlerle birarada yaşama tecrübesi geliştiremediler.
O yüzden, farklı medeniyetlerin, kültürlerin, dinlerin ve düşünce sistemlerinin kökünü kazımakta hiç bir sakınca görmediler, hâlen de görmüyorlar.
Oysa farklılıklara hayat hakkı tanımanın, farklılıklarla birlikte yaşamanın, onlardan kendi referans sistemi doğrultusunda yararlanmanın ve onların kendilerini varetmelerinin yollarını ve yöntemlerini insanlık tarihinde yalnızca Müslümanlar geliştirebilmişlerdir.
İşte bu nedenle, Batılıların kâbus'u, kapitalistleşen ve yutulan Çin, Hindistan, Rusya filan değil, farklılıklara hayat hakkı tanıyan ve hem tarihte hem de insanlık anlayışında kemâl noktasına ulaşan Osmanlı medeniyet tecrübesini eksene alarak yeniden medeniyet yürüyüşüne soyunabileceğinin ve insanlığın umudu olduğunun emarelerini gösteren Yeni Türkiye'dir.
TARİH, BURADA VE BURADAN YAPILIYOR
Ayrıca şu tarihî gerçeği aslâ gözardı etmeyelim: Yazılı-kayıtlı insanlık tarihi, son üç yüzyıla kadar BURADA, merkezinde bizim bulunduğumuz medeniyet coğrafyasında yapıldı. Tarih, son üç yüzyıldan itibaren BURADA yapılmıyor ama BURADAN yapılıyor hâlâ.
Eğer biz yeniden BURADA olursak, tarihi biz yapmaya başlayacağız yine.
Bizim burada olabilmemizin ve tarihi yeniden bizim -bütün insanlıkla beraber- yapabilmemizin öncelikli yolu, sömürgecileri BURADAN defetmemizden geçiyor.
DÜNYAYA HÂKİM OLMANIN YOLU
Bu nedenle tarihî gerçek şu: İslâm dünyasına hâkim olan bir 'güç', dünyaya da hâkim olur.
Tersi de doğru: İslâm dünyasındaki hâkimiyetini yitiren bir güç, dünya üzerindeki hâkimiyetini de yitirir.
İyi de, neden peki?
Bunun ipuçlarını yukarıda verdim ama biraz daha somutlaştırmakta yarar var:
Birincisi, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu'dan oluşan İslâm dünyası yani Osmanlı medeniyet coğrafyası, dünya tarihinin yapıldığı, üç kıtanın kavşak noktasıdır.
İkincisi, küresel sistemin temel paradigmalarına ve saldırılarına -her şeye rağmen- direnen tek entelektüel, siyasî, kültürel ve stratejik coğrafya, İslâm coğrafyasıdır.
Üçüncüsü, dünyanın en zengin doğal gaz ve petrol yatakları, İslâm dünyasındadır.
TÜRKİYE, NEDEN KISKACA ALINIYOR?
Buradan çıkarılacak üç esaslı sonuç var:
Birinci sonuç: Dünyayı kontrol edebilmenin ve dünya üzerinde hegemonya kurabilmenin yolu, İslâm dünyasını kontrol altında tutabilmekten geçer.
İkinci sonuç: İslâm dünyasının bağımsızlığına kavuşmasının yolu, yeni bir medeniyet yolculuğuna soyunmasından geçer.
Üçüncü sonuç: Burada üç temel sonuçla karşı karşıyayız.
Öncelikle, uzun vadede, İslâm dünyasını bağımsızlığına kavuşturabilecek ve dün olduğu gibi yarında da birleştirebilecek tek aktör, medeniyet iddialarına sahip çıkacak Yeni Türkiye'dir.
Yine, herkese hayat hakkı tanıyabilecek derinlikli medeniyet tecrübesine sahip tek aktör Yeni Türkiye'dir.
Son olarak, sömürgeci Batılıları bu coğrafyadan gönderebilecek tek aktör de, tarihî derinliğini, irfanî derinliğini ve zengin medeniyet tecrübesini yeniden hayata ve harekete geçirebilecek Yeni Türkiye'dir.
Bu yakıcı gerçek, Batılılar tarafından da, mazlum halklar tarafından da çok iyi anlaşıldı ve Türkiye'nin 'insanlığın son adası' olarak görüldüğü farkedildi ama yalnızca Türkiye'de görülemedi bu.
O yüzden, Türkiye, içeriden ve dışarından 'kobay'larla köşeye sıkıştırılmaya, kuşatılmaya ve kıskaca alınmaya çalışılıyor.
YENİ TÜRKİYE'NİN GELİŞİNİN VE KIŞ UYKUSUNUN SONA ERİŞİNİN BEDELİ
Türkiye, yüzyıllık kış uykusundan uyanmasının ve toparlanarak yeniden insanlığın, özellikle de mazlum halkların umudu olmasını sağlayan bir medeniyet yürüyüşüne soyunmaya kalkışmasının bedelini ödüyor.
Türkiye, Türkiye'den daha fazla bir şeydir çünkü. Bu yakıcı gerçek Batılılar tarafından çok iyi anlaşıldığı için Türkiye kıskaca alınıyor.
Soru şu burada: İyi de bu yakıcı gerçeği Türk entelijansiyası neden göremiyor hâlâ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder