27 Aralık 2014 Cumartesi

Can Dündar George Soros röportajı-2



Para sihirbazı George Soros'tan Milliyet'e çarpıcı açıklamalar:
Nerede devrim var, Kızıl milyarder orada

Soros'un adı, 1984'ten beri Pekin'den Moskova'ya, Prag'dan Varşova'ya 'devrimler'le birlikte anılıyor. 5 milyar dolar bağış yaptı. Soros, halen 60 ülkeye yılda 400 milyon dolar bağışlıyor


Çünkü onun Doğu Avrupa'ya yönelişiyle, o ülkelerde komünist rejimlerin devrilişi arasında doğrudan ilişki var.
Değişim onun eseri mi?
Bunu söylemek sosyolojiyi inkâr olur. Bizi, "Parayı veren devrimi yapar" sonucuna götürür.
Soros'un yaptığı değişimi sezmek. Ekonomideki sezgisini siyasette de kullanarak ağacın devrilmek üzere olduğunu görüyor. Katalizör dışardan gelirse bunun tepkiyle karşılaşacağını biliyor. O yüzden var olan iç dinamiği destekleyip harekete geçiriyor.
Geriye, dağıttığı aletlerle sivil toplumun ağacı devirişini izlemek ve meyveyi onlarla birlikte yemek kalıyor.

Fotokopi devrimi
Soros bu stratejinin açılışını 1984'te baba ocağı Macaristan'da yaptı. Kurduğu vakıf ilk iş olarak eğitim kuruluşlarına 50 bin kitap aldı.
Aralarında kimi yasaklı yazarların eserlerinin de bulunduğu ekonomi, siyaset, sosyoloji kitapları kütüphanelere dağıtıldı.
Kitaplar kapışılınca ardından ikinci ilginç hediye geldi:
Fotokopi cihazı..
Rejim bilgi tekelini elinde tutuyordu. Açık Toplum Enstitüsü bunu delmenin yolunu, üniversitelere 200 fotokopi makinesi dağıtmakta buldu.
"Xerox devrimi", matbaanın Kilise'de yaptığına benzer bir etki yarattı. Öğrenciler, akademisyenler bunlarla her tür bilgiyi çoğaltıp ülke çapında yaydı.
Soros, Macaristan'a o yıl 1 milyon, ertesi yıl 3 milyon dolar bağışladı. Sonuç, kendisini bile şaşırtmıştı:
"3 milyon dolarla, Macaristan'ın kültür hayatı üzerinde Kültür Bakanlığı'ndan daha fazla etkiye sahip olduk" diyordu.
Rejim devrildiğinde yaptığı bağış yılda 22 milyon dolara çıkmıştı.

Çin Seddi'nde gedik
Ardından Çin geldi.
1984'te Soros "Devrimin Oğlu" kitabını okudu. Hemen kitabın yazarı Liand Heng'i arayıp Pekin'de kuracağı vakfın başına geçmesini önerdi.
Pekin'de küçük bir ofis ve 4 çalışanla başlayan Açık Toplum Vakfı, Çin'in tek bağımsız kuruluşuydu. Vakıf, öğrencilere araştırma bursları vereceğini duyurdu. 1986'da başvuru sayısı 200 iken, 1988'de 2 bine çıktı. Desteklenenler arasında hükümetin sakıncalı bulduğu konular da vardı. Bunun üzerine Çin Komünist Partisi, Soros'un "Rejimin altını oymaya çalışan bir CIA ajanı" olduğunu rapor etti. 1989'da bürosu kapatıldı. Birkaç hafta sonra Tiananmen Meydanı'nda Çinli öğrencilerin isyanı patladı.

Sıra Rusya'da...
Soros, o arada dikkatini Moskova'ya çevirdi.
1987'de, parası ödenmediği için yurtdışına gitmeye hazırlanan Rus bilim adamlarına 100 milyon dolar destek verdi. Ardından "Eğitimi, Marksist-Leninist dogmadan kurtarmak için" yeni kütüphaneler açılması ve öğretmen eğitimi için 100 milyon dolar bağışladı. Rusya'yı internete bağladı.
İlk yılki bağış miktarı 5 milyon doları buldu.
Bu rakam kısa zamanda 350 milyon dolara çıkacak, Soros fonlarından yararlanan Rusların sayısı 5 milyona ulaşacak ve Moskova'da tek büroyla başlayan Vakıf, 156 Rus kentinde şube açacaktı.
Soros'un Rusya'ya bağışladığı toplam paranın 1 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu, toplam bağışlarının 5'te 1'i ediyor.

Polonya, Çekoslovakya
Soros, 1989'da Polonya'da Dayanışma sendikasına destek oldu. Polonya ekonomisine el attı ve çabuk sonuç aldı. Demir Perde'nin ilk kansız devrimi Varşova'da yaşandı.
Çekoslovakya'daki bağımsız medya, kültür kurumları ve muhalefete yaptığı yatırımın dönüşü daha da çabuk oldu. Havel'in başkanlığını destekledi ve birkaç ay sonra hükümet çekildi. Yerine gelenler, 8 yıldır desteklediği muhaliflerdi.

Bakunin gibi
Duvar yıkılınca bunu Soros'un hazırladığını söyleyenler oldu.
Kimileri onu 1848'de gittiği her Avrupa ülkesinde devrimi tetikleyen ünlü Rus anarşisti Bakunin'e benzetti. Soros'un Bakunin'den farkı, devrimi şiddetle değil destekle, silahla değil parayla yapmasıydı.
Morton Abramowitz'e göre "Amerika'da kendi dış politikası olan ve bunu uygulayabilen tek adam"dı Soros...

Globalizmin yara bandı
Soros, globalizm yayıldıkça zenginle fakir arasındaki uçurumun büyüdüğünü görüyor, bunun sisteme zarar vereceğinden endişeleniyordu.
Baskıcı devletlerin korumacı sistemi yıkılırken, yerine gelen vahşi kapitalizm de insanlara beklenen refahı getiremiyordu.
Küreselleşmenin açtığı yaralar sarılmalıydı.
Soros, bunu bağış adı altındaki teşviklerle yapıyor, bu yolla kendi iş alanını da genişletiyordu.
Her ülkede kurduğu Açık Toplum Vakıfları, birbirinden bağımsız sivil şebekeler gibi çalışıyor, yerel ihtiyaç neyse ona ağırlık veriyordu.
Güney Afrika'da ırkçılığa karşı hareketler destekleniyor, başka Afrika ülkelerinde AIDS'le mücadele öne çıkıyordu
Abluka altındaki Bosna'da hastaneler için su arıtma ve elektrik tesisi yapımı, Kuzey Irak'ta Saddam'dan kaçan Kürtlere yardım, Bulgaristan'da rejim mağdurlarına, Amerika'da Müslüman göçmenlere hukuksal destek...
Soros, ilgi alanını sürekli genişletiyordu.

Yarısını bağışladı
Kısa zamanda, 60 ülkede 2000 kişilik Açık Toplum neferleri ordusu ile son derece etkili bir ağ kurmayı başardı.
Halen 60 ülkeye her yıl 400 milyon dolar bağışlıyor.
20 yılda yaptığı bağış 5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, toplam servetinin yarısına yakın... Hâlâ bitmez bir enerjiyle dünyayı izliyor, dolaşıyor. Hem parasıyla hem siyaseten müdahale ediyor.
Bir gençlik düşünü serveti ve zekâsıyla buluşturup, para kazanırken dünyayı değiştirmeye, dünya değiştikçe para kazanmaya çalışıyor.
İlerde Demir Perde'nin çöküş tarihini yazacaklar, bu sürecin gizli mimarları arasında mutlaka, Wall Street tarihinin en başarılı yatırımcısı sayılan George Soros'un adını zikredeceklerdir.

Amerika'yı fanatikler ele geçirdi
Soros, 1990'ların ortalarında ilgisini Amerika'ya çevirdi. "Açık toplumun düşmanları"nı dünyada kovalarken, evde bulmuştu. Enerjisinin ve servetinin çoğunu Bush karşıtı kampanyaya yöneltti. Bu yüzden Amerikan yeni Muhafazakârlarınca "hain" ilan edildi.
Açık Toplum Vakfı'nın Manhattan'daki merkezinde 200 kişi çalışıyor. Vakfın 1. katında, Irak savaşında yaralanan Amerikan askerlerinin fotoğrafları sergileniyor.
Soros, sadece Bush'un değil, Irak işgalinin de azılı muhalifi... Yeni hedefi Açık Toplumu, kaynağı olduğunu söylediği yere, Amerika'ya yeniden getirmek...

Sizce bugün "Açık Toplumun Düşmanları" kimler?
Karl Popper'in dediği gibi açık toplum, aslında totaliter rejimler için tehdittir. Ancak yakın zamanda şunu fark ettim ki açık toplum, evi sayılan Amerika'da bile tehdit altında... Bir grup fanatik önce Cumhuriyetçi Parti'yi, sonra Kongre'yi ve nihayet Başkanlığı ele geçirdi. Şimdi de yargıyı ele geçirmeye çalışıyor. Amerika'yı 200 yıldır demokratik kılan güç dengeleri tehdit altında... Açık toplumun ABD'de tehlikeye gireceğini kim düşünebilirdi?
Kapitalizmin beklendiği gibi otomatikman demokrasi getirmediği görüldü. Hatta pek çok ülkede uluslararası sermaye baskıcı ulusal rejimlerle el ele çalışıyor. Sizce bizzat global ekonomik sistem, açık toplumun düşmanı haline dönüşebilir mi?
ABD'de olan budur. Bu abartılmamalı, ama göz ardı da edilmemeli. Çünkü yaşamı, sadece güçlülerin ayakta kalacağı bir mücadele sayan bir ideoloji işbaşında... Ben buna "Sosyal Darwinizm" diyorum. Kendini ekonomik rekabette gösteren bu anlayış, askeri müdahale alanına sıçrayınca çok daha tehlikeli bir hale geliyor. Bush'a karşı çıkmamın temel nedeni de bu...

11 Eylül, kişisel olarak sizi nasıl etkiledi?
Karnıma yumruk yemiş gibi oldum. Ama sonra Bush yönetimi 11 Eylül'ün halkta yarattığı korkuyu kendi çıkarı için sömürdü. Halkı, başka türlü razı olmayacağı politikalara ikna etmek için terör kartını kullandı. Bizi bugünkü duruma getiren, terörist saldırılardan çok, Amerikan yönetiminin o saldırılara verdiği karşılık oldu. Bush, terörü Irak'ı işgal için bir bahaneye dönüştürdüğünde her şey raydan çıktı. Ne yazık ki Amerikan halkı bunu hâlâ fark etmedi.
Yeni Muhafazakârların güvenlik politikaları dünya üzerinde son derece kalıcı etkiler yaptı. Bunlar nasıl bertaraf edilecek?
Bugün ABD hükümeti bazı radikaller tarafından ele geçirilmiştir. Aşırı uçlar daima fazla ileri gider ama kamunun geneli bununla uyumlu değildir. Bu yüzden eninde sonunda yanlış yönlendirildiklerini anlar ve o liderden vazgeçerler. Halen yaşanan da budur. Teröre karşı verilen mücadeleye topyekûn bir destek var, ama onun dışındaki politikalarda toplum direniş gösteriyor ve Bush'a destek azalıyor. İktidarın güçlü propaganda makinesine karşı ayağa kalkıp direnmemiz gerek. Bu konuda iyimserim. Amerika bu fanatikleri reddedecektir.

Irak ne olacak?
Irak'a demokrasi ya da istikrar değil, sekter bir çatışma ortamı götürdük. Tümüyle başarısızlıktır. Eğer Amerika şanslıysa, çatışmayı Iraklılara bırakır. Ancak Amerikan güçleri şu aşamada çekilirse, korkarım Irak'ta iç savaş başlar.
Soros Türkiye'de ne yapıyor?
Soros, haziran başında 1 haftalık bir gezi için Türkiye'ye gelecek.
Avrupa'daki yatırım fonunun yönetim kurulu toplantısını İstanbul'da yapacak. Bu arada 2001'de Türkiye'de kurduğu Açık Toplum Enstitüsü'nün çalışmalarını da gözleyecek.
Enstitünün Türkiye direktörü Hakan Altınay...
Bebek'teki ofisinde 4 kişi çalışıyor.
Aralarında Can Paker, Osman Kavala, Ahmet İnsel, Eser Karakaş gibi isimlerin bulunduğu 9 kişilik danışma kurulu projelere karar veriyor.
3 yılda 60'a yakın proje hayata geçirildi ve 6 milyon dolar harcandı.
Eğitim reformundan, insan hakları bilincinin yaygınlaşmasına, ders kitaplarının demokratikleştirilmesinden, Kayseri, Malatya, Kars gibi illerde sanat merkezleri kurulmasına kadar pek çok projeye destek verildi.
Enstitünün imza attığı en önemli çalışma ise geçen yıl oluşturulan "Bağımsız Türkiye Komisyonu"...
Aralarında eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Ahtisaari, eski Fransa Başbakanı Rocard, eski Hollanda Dışişleri Bakanı Hans van den Broek gibi prestijli isimlerin yer aldığı bir Akil Adamlar komisyonu, 6 ay çalışıp Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen bir rapor hazırlayarak Avrupa'da bizzat kulis yaptı.
Türkiye'nin tarih almasında ciddi etkisi olduğu söylenen bu komisyon önümüzdeki aylarda yeniden devreye girecek.
Ancak Soros bu konuda temkinli... Türkiye gezisi hazırlıklarını sürdürürken danışmanlarına, "Acaba benim devrede olmam Türkiye'nin AB sürecine zarar verir mi? Benim üzerimden bir tartışma açarlar mı?" diye sordu.
Soros'un Türkiye'de yatırımları da var.
Ancak müşterilerine vereceği Türkiye'de yatırım yapma sinyali, kendi yatırımlarından daha önemli...
ORHAN PAMUK'U TANIYOR
"100 yıl sonra bile anılacak bir felsefe kitabı yazabilmek için bütün servetimi verirdim" diyen Soros'un yatak odasında bile hocası Karl Popper'in fotoğrafları var. 8 kitap yazmış. Okumayı seviyor. Kendisine hediye olarak Kardeş Türküler'in "Doğu" CD'sini ve Orhan Pamuk'un İngilizce basılan "İstanbul" kitabını götürdüm. Pamuk'un ismini bildiğini söyledi.

BİTTİ

Alıntı: Milliyet,13 Mayıs 2005 / Cuma

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder