27 Aralık 2014 Cumartesi

Türkeş'in Anıları-Şahinlerin Dansı

'Kendi penceresinden tarih yorumlaması nasıl yapılır?' diyorsanız Alpaslan Türkeş'in anılarının kaleme alındığı 'Şahinlerin Dans'ını okumalısınız. Kitabın cevap yazıları kısmına bir açıklama gönderen Celâl Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy da bu duruma dikkat çekerek, '.. anılarınız tarihe ışık tutmaktan çok, içinde bulunduğunuz durumların kendinize göre yorumları' şeklinde bir yorumda bulunmuş zaten. Tek adam, tek doğru ve tek aksiyon... Kitabın tümünü esir alan anlayış bu sanki. Bir ikinci adam (Meselâ Numan Esin, Ahmet Er, Agâh Oktay Güner, Namık Kemal Zeybek vs.), bir ikinci doğru eserde kendine yer bulamamış. Böyle bir tektipçi anlayış esere hâkim olsa dahi -ki Başbuğun bir kurmay albay ve gerilla uzmanı olduğu unutulmamalı- Hulûsi Turgut'un elinin değmeyip Türkeş'in konuşturulduğu bölümlerde hissettiğiniz samimiyet ve duygusallık da şöyle bir yüzünüze çarpmıyor değil. Bu bölümlerde Türkeş'in, tarihi kişiliğinden ve misyonundan sıyrılıp tarih önündeki sandalyesinde hesap verircesine oturduğu düşüncesine kapılıyorsunuz. Tüm eksikliklerine rağmen eserin mühim bir hatırat olduğunu söyleyebilirim, özellikle Başbuğ'un örtülü şekilde verdiği ipuçlarını görebilenler için. Koalisyon ortaklarına Kara Kuvvetleri Komutanlığı için Org. Kenan Evren'i kendisinin önerdiği, aynı Evren'in yaptığı darbede de 4 yıl 7 ay 25 gün tutuklu kaldığını belirtmesi bu ipuçlarından yalnızca biri. Hatırat meraklılarının 467 sayfalık eseri bıkmadan usanmadan okuması lâzım; zira yazdıkları kadar yaz(a)madıkları da önemli olan birisidir Türkeş, benden söylemesi...

Alıntı: Türkeş'in Anıları-Şahinlerin Dansı, ABC Basın Ajansı Yayınları, Ekim 1995

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder