8 Ocak 2015 Perşembe

İsmet İnönü'nün Turancıları suçladığı 1944 yılındaki konuşması



1944 yılında ‘Milli Şef’ İsmet İnönü’nün 19 Mayıs stadında Milliyetçilerin mahkûmiyetini kolaylaştırmak gayesini güden nutku: 

Türk milliyetçisiyiz fakat memleketimizde ırkçılık prensiplerinin düşmanıyız!
Memleketimizde politika garazları için uydurulan ırkçılık önderlerinin çok acıklı faciaları hatıralarımızda canlıdır. 1912-13 senelerinde Rumeli’de tutunmak için tırnakları ile kayalara yapışarak son gayretlerini sarfeden Türk erlerine Arnavut Piriştinalı Hasan ve Derviş Hima ile beraber arkadan hücum tertipliyenlerin Türk ırkçı politikacısı olduğu Büyük Millet Meclisi’nde ispat edilmiştir. Bu hareketlerini politika icabı diye tefsir etmekte en ufak bir güçlük çekmiyen bu adamlar, sözlerine inanıp daha büyük bir felâkete uğradığımız zaman gene ‘Politika icabıdır’ diyerek yeni bir fesad prensibi yaratmaktan geri kalmıyacaklardır.

Köy enstitülerinde, her çeşit okullarımızda, müesseselerimizde, ordumuzda müşterek vatanın ülkülerini Türk çocuklarına eşit adalet ve şefkat hisleriyle vermeye çalışıyoruz. Onları büyük cumhuriyet potasında kaynatıp meydana Türk vatanseveri çıkarmaya uğraşıyoruz. Vatandaşlarım emin olabilirler ki muvaffakiyetlerimiz esaslıdır ve gelecek zamanda daha da göz alıcı olacaktır.

Şimdi insaf ediniz, Türk vatandaşlarını yetiştirmek için elimizde toplanmış olan bu feyizli yolu bırakır da ırkçıların milletin bin parçaya ayıracak fesadlı ve nifaklı zehirlerine cemiyeti kaptırır mıyız?

Turancılık fikri, son zamanların zararlı ve hastalıklı gösterişidir. Bu bakımdan cumhuriyeti iyi anlamak lâzımdır:

Milli Kurtuluş Harbi sona erdiği gün yalnız Sovyetlerle dosttuk. Ve bütün komşularımız, eski düşmanlıklarının bütün hatıralarını canlı olarak zihinlerinde tutuyorlardı. Herkesin kafasında bir az derman bulursak sergüzeştçi, saldırıcı bir siyasete kendimizi kaptıracağımız fikri yaşıyordu. Cumhuriyet, kuvvetli bir medeniyet yaşayışının şartlarından bir esaslısını milletler ailesi içinde bir emniyet havasının mevcut olmasında görmüştür.

Görülüyor ki millî politikamız memleket dışında sergüzeşt aramak zihniyetinden tamamen uzaktır. Asıl mühim olan da bunun bir zaruret politikası değil bir anlayış, bir inanış politikası olmasıdır.

Turancılar, Türk Milletini bütün komşularıyla onulmaz bir surette derhal düşman yapmak için birebir tılsımı bulmuşlardır. Bu kadar şuursuz, bu kadar vicdansız fesadçıların tezvirlerine Türk Milletinin mukadderatını kaptırmamak için elbette cumhuriyetin bütün tedbirlerini kullanacağız!

Fesadçılar, genç çocukları ve saf vatandaşları aldatan fikirlerini millet karşısında açıktan açığa münakaşa edemiyeceğimizi sanmışlardır.

Aldanmışlardır! Ve daha da aldanacaklardır.

Şimdi vatandaşlarımdan şu iki sualime zihinlerinde cevap bulmalarını istiyeceğim. Bir:

Irkçılar ve Turancılar milli prensiplere ve teşkillere başvurmuşlardır. Niçin? Kandaşları arasında gizli fesad tertipleri ile işleri yürür mü?

Hele Doğu’dan, Batı’dan Gizli Turan Cemiyeti ile zapt olunur mu?

Bunlar o şeylerdir ki ancak devletin kanunları ve esas teşkilâtı ayak altına alındıktan sonra başlanabilir!

Şu halde yaldızlı fikirler perdesi altında doğrudan doğruya Cumhuriyetin ve Büyük Millet Meclisinin mevcudiyeti aleyhine teşebbüsler karşısındayız. Tertipçiler on yaşındaki çocuklarımızdan bize kadar derece derece, perde perde hepimizi aldatmak iddiasındadırlar.

Vatandaşlarıma ikinci sualimi soruyorum:

Dünya olaylarının bugünkü durumunda Türkiye’nin ırkçı, Turancı olması lâzım geldiğini iddia edenler hangi mil(let-YD)lere faydalıdırlar ve kimlerin maksadına yararlıdırlar?

Türk Milletine yalnız belâ ve felâket getirecek olan bu fikirleri yürütmek istiyenlerin Türk Milletine hiçbir hizmetleri olamıyacağı muhakkaktır. Bu hareketlerden yalnız yabancılar faydalanabilirler. Fesadçılar yabancılara bilerek mi hizmet ediyorlar?

Yabancılar fesadçıları idare edecek kadar yakından münasebette midirler?

Bunları hüküm olarak bugün kestirmek mümkün değildir. Ama yabancıya hizmet kasdı ve yabancının yakın ilişiği hiçbir zaman meydana çıkmasa dahi hareketleri Türk Milletine, Türk Vatanına zararlı olması ve bunlardan yalnız yabancıların faydalanmış olması söz götürmez bir hakikattir.

Vatandaşlarım!

Emin olabilirsiniz ki vatanımızı bu yeni fesadlara karşı da kudretle müdafaa edeceğiz! 

Alıntı:Celâl Bozkurt, CHP'nin İçyüzü, İstanbul, 1969, s.195-196

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder