11 Ocak 2016 Pazartesi

3. Dünya Savaşının Sinema Yansımaları

Günlük yaşıyor, anlık düşünüyor, heyecan ve zaaflarımıza esir düşüyoruz. Kendi çevremizde bir gerçeklik inşa ediyor, mesafeleri kendimizden başlayarak ölçüyoruz. Çevremizdeki olayların dış boyutlarını gözardı ederek tahlile çalışınca da komik duruma düşüyoruz. Çizginin yanlış yerinde tüylenen grupları görünce de sistemimiz error veriyor. Sağdaki muhafazakâr bir grubu sol tandanslı gruplarla yanyana kolkola görünce kafatasının içini hafakanlar basıyor. Allah muhafaza, akıl sağlığı için tehlikeli bir gidişat bu.

1979 yılında çevrilmiş bir sinema filminde -adı bende saklı-, bugünün kaotik dünyasının adım adım anlatıldığını izlediğimde, yaşadıklarımızın daha o tarihlerde filizlendiğini gördüm. Demek ki İslâm ve terör üzerinde yürütülen bu savaşın öncüleri mücadeleye ilk olarak kültürel alanda başlamış fakat biz askercilik oynamaktan fark edememişiz.

Şu son 10 yılda ulusların dirilişini konu alan filmlerin arttığını siz de farketmişsinizdir.
Japonya, Hindistan ve Türkiye'de eş zamanlı olarak, milli ve yerli duruşu öne çıkaran, özgürlük mesajı ağır basan filmler çekiliyor. Hindistan'da İngilliz sömürgeciliğine ve küresel sermayenin araçlarına isyanı konu alan Amir Khan filmleri istisnasız herkesin büyük beğenisini kazanıyor. Türkiye'de İmparatorluk dönemini çağrıştırarak günümüze taşıyan Diriliş ve Filinta ise dikkate değer sayıda izleyici tarafından seyrediliyor.

Yeni seyrettiğim 'Star Wars 7' ve 'Kingsman' isimli iki filmi de bu bağlamda değerlendiriyorum. Star Wars 7, Kingsman'a cevap olarak çekilmiş bir film. Tabiatıyla rakip her iki filmi de kurgulayanlar birbirlerine şeytan rolünü uygun görmüş. Ayrıca manidar şekilde iki filmde de siyahî başrol oyuncusu var; birinde kurtarıcı rolünde olan oyuncu diğerinde dünya güvenliğini tehdit eden cani rolünde.

Bir ipucu: Kingsman'deki siyahî başrol oyuncusu, Beyaz Saray'da Başkanla yalnız görüşüp projesini anlattıktan sonra el sıkışıyor. Böylece bu caninin dünyayı mahvetme plânına Beyaz Saray onay vermiş oluyor. Dünyayı bu caniden kurtaracak olanlar da Kingsman isimli bir istihbarat teşkilatının seçkin üyeleri. Hangi ülkeden mi? Tabii ki James Bond'un geleneklerine düşkün ülkesinden...


Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İyi seyirler...

2 yorum:

  1. Adsız21:24

    Günlük yaşıyor, anlık düşünüyor, heyecan ve zaaflarımıza esir düşüyoruz. Kendi çevremizde bir gerçeklik inşa ediyor, mesafeleri kendimizden başlayarak ölçüyoruz. Çevremizdeki olayların dış boyutlarını gözardı ederek tahlile çalışınca da komik duruma düşüyoruz. Çizginin yanlış yerinde tüylenen grupları görünce de sistemimiz error veriyor. Sağdaki muhafazakâr bir grubu sol tandanslı gruplarla yanyana kolkola görünce kafatasının içini hafakanlar basıyor. Allah muhafaza, akıl sağlığı için tehlikeli bir gidişat bu.
    BU ANLATIM TAMDA BENİ ANLATIYOR, YILMAZ. Ergün Güldal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişimizin problem olduğunu düşünmediğimiz sürece hayatı doludizgin yaşayabiliriz.

      Sil