4 Aralık 2017 Pazartesi

Papyonlu tarihçiler (!)

'Türkiye'nin tamamı cahil' diyen papyonlu hocamız bu kez de 'Osmanlı coğrafya bilmiyordu, denizciliğe de kıymet vermedi.' demiş. Bu iki konunun birinde yanlış bilgi vermiş ikincisinde de kavramsal hata yapmış. Toplumsal hafızada derinlik ve birikim oluşturmak gayesiyle bu hususları ben açıklamaya çalışayım.

(1) Nizâm-ı Âlem ideali çerçevesinde imparatorluk akıl ve istihbaratını temel misyon olarak hedefleyen Osmanlı elbette coğrafya biliyordu. Öyle aklımıza boca edilen kılıç kalkan hikâyeleriyle 600 yıl süren bir İmparatorluk olunmaz çünkü. Orta Asya'dan Hazar'ın güneyine, oradan da Muş Ovasına gelen, Avrupa'yı inceleyen ve en nihayetinde dünyanın incisi İstanbul'da karar kılıp fetheden bir akıldan bahsediyoruz. Osmanlının İstanbul'u keşfi/fethi, Amerika'nın keşfinden daha önemlidir. Churchill İstanbul için Londra, Paris, Berlin'den daha önemli bir şehir tabirini kullanır.

(2) Her milletin genetiğine işlenmiş kodlar vardır. Türkler denizci millet değillerdir tamam da bu denizciliğe önem vermedikleri anlamına gelmez. Denizciliğe yatkın yabancı tebasına imkân tanımış, Akdeniz'i bir Türk gölü haline getirmiştir. İngiliz, Fransız ve İspanyol ticaret gemilerini Ümit Burnunu aramaya mecbur eden sebeplerden biri de güçlü Osmanlı donanmasıdır.

Son söz:

(a) Eğer imparatorluk stratejilerine meraklı iseniz veya küresel güç dengelerini inceliyorsanız papyonlulardan uzak durunuz.

(b) Britanya ekolünü araştıran birisi olarak benim en son müracaat edeceğim tipler, mensubiyetinin aparatı olarak tarihi kullananlardır.

(c) Herkes kendi ihtisas alanında iddialı cümleler kurmalı, başka alanlarda racon kesmemelidir. Hilmi Özkök Paşa'nın 2009'da söylediği şu söz çok değerlidir: 'Yakın gelecekte Türkiye, her işin, onu yapması gerekenlerce yapılacağı bir ülke olacaktır.'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder