4 Aralık 2017 Pazartesi

Sol'uğun tükenişi

Dünya nüfusunun % 1'i dünya varlıklarının % 40'ından fazlasına sahipken ve bu durum daha da korkunç bir hal alırken Türkiye'deki sol düşüncenin bundan rahatsız olmaması ne kadar ilginç değil mi?
Bütün dertleri siyasî rekabette muhafazakâr sağa çelme takmakmış gibi bir görüntü veriyorlar.
Nedense dışardakiler bunu yaparken bizim sol entelektüellerimiz küresel ölçekte zenginliğin nasıl daha da küçük bir azınlığın kontrolüne geçtiğine dair bir şeyler karalamadı.
Belli bir kesimin kontrolünde büyüyen zenginliğin siyasi sonuçlarına meselâ küresel oligarşi tehlikesine ışık tutmadı.
Her geçen gün büyüyen eşitsizliğin sosyal adaleti bozduğuna dair hedef gösteren bir ikazda bulunmadı.
Sırf zengin olduğu için daha da büyüyen azınlıkların ilk kurbanlarının fakirler olacağını haykırmadı.
Hal böyleyken, kendilerini milliyetçi Hükümetlerin korumacı politikalarını eleştirmeye adadılar.
Fakirlere sosyal yardımları arttıran, alt ve orta sınıfı güçlendiren ve küresel oligarşinin siyasi projelerine karşı tedbirler alan Hükümetlere saldırdılar.
Devletlerin üzerine basarak yükselmek isteyen küresel oligarşiye dikkat çeken idealistleri itibarsızlaştırmaya çalıştılar.
Evet, sermaye dünyayı işgal ederken emeğin temsilcilerinin yaptıkları bunlardır.
Oysa insanlık en çok onlara ihtiyaç duyuyordu.
Kim kimin kapısında ne yapıyor?
Bilmem bundan daha basit nasıl anlatılır yaşadıklarımız!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder