11 Mart 2018 Pazar

İrade ve Akıl

Sömürgecilerden biri olsaydım, İslâm ülkelerini iki maraza boğardım.
1-Her konuyu dini dogmayla ve din adamlarıyla izaha.
2-Fatalizme (Kaderci görüşe).
Peki neden bu ikisi?
Her konuyu dini doğmayla ya da bir başka ifadeyle dinin geçmiş yorumlarıyla izaha yeltenmek insanı gelecekten koparır.
Geleceği olmayanın bugünü olur mu?
Olmaz...
Nokia Symbian'da ısrar etmeyip Android'e geçseydi ne kaybederdi?
Sadece işletim sistemini değiştirerek yine Nokia kalır, piyasadaki liderliğini sürdürürdü.
Ayrıca dinin değişmez gibi gösterilen kalıpları, zâten çocuklukta temeli oluşturulmamış kişileri kolaycılığa sevk eder.
Kolaycılık akıl kullanımının önüne geçer.
Aklın atıl kalması, insanın kendine özgü formunu yozlaştırır.
Yozlaşırsan yok olursun...
...
Kadercilik ise insan iradesine ket vuracağı için tembelliğe ve miskinliğe yol açar.
Gevşekliğinin alın yazısı olduğuna ya da kader levhasında yazdığına inan bir kimse her şeyi eşinden, ailesinden, şeyhinden hatta tanrısından bekler.
İradesini kullanamayan insan, güçlü iradelerin elinde kuklaya dönüşür.
...
Sonuç olarak, aklı ve iradesi elinden alınmış kimselerin ne iddiası ne de ufku vardır.
Güçlülerin ligindeki yeri averaj takımlığıdır.
Sömürgecilerin istediği şey de bu değil midir?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder